Ara
  • Ahmet Vefa Çetin

Bilişsel Davranışçı Terapi

İnsanı oluşturan çeşitli özellikler içinde belki de en ona ögzü olan, düşünme veya düşündüğünü düşünebilme yeteneğidir. Bu özelliğin insan psikolojisindeki yeri Antik yunan felsefesine kadar dayanır. 1960 yıllarda ise Aaron T. Beck’in geliştirdiği Bilişsel Terapi (Cognitive Therapy) düşüncenin ruhsal patolojilerin kavramsallaştırmasındaki yerini tartışılmaz biçimde psikoloji ve psikiyatri alanına kabul ettirmiştir. 1960’lı yıllarda ortaya çıkan psikanalize dönük tepkilerden de beslenen davranışçı terapinin bu yeni akımı olumlu karşılamasıyla bilişsel terapi akımı daha da ivme kazanarak Bilişsel Davranışçı Terapi ismiyle anılmaya başlamıştır.

“İnsanları rahatsız eden olaylar değil, bu olaylara yükledikleri anlamlardır” sözüyle Bilişsel Davranışçı Terapinin Bilişsel kısmını açıklayabiliriz aslında. Düşünsenize yoldan geçerken hiç tanımadığınız birisi size küfretti, bazılarımız korkup kaçabilir, bazılarımızı öfkelenip yanıt verebilir, bazılarımız da üzülüp ağlayabilir. Aynı olayı yaşayan bütün insanların farklı duygu ve davranışlarla tepki vermesinin sebebi o olayla ilgili düşünce biçimlerimizdir. Yani olayın kendisi değil, olayın yorumlama biçimimizin tepkilerimizin asıl belirleyicisidir. Bu noktada Bilişsel Davranışçı Terapide “Otomatik Düşünceler”, “Ara İnançlar” ve “Temel İnançlar” üzerinde durulur.

Davranış kısmı ise genel bir tanımla öğrenme ilkelerinin davranış bozukluklarının analiz ve müdahalelerin sistematik bir biçimde uygulanışı olarak tanımlanabilir. Müdahaleler doğrudan uyumsuz davranışlar üzerine odaklanır. Davranışçı tedavide bireye tedavinin mantığı aktarılıp, kaygı verici durumlarla karşılaştığında kaçmak yerine, kaygıyla başa çıkmak konusunda ne tür yöntemler uygulayabileceği aktarılır. Uygulanan tekniklerden bazıları “Davranış Deneyleri”, “Exposure”, ve “Gevşeme”dir. Bu noktada “Exposure” bir örnek verecek olursak fobileri düşünebiliriz, örneğin kedi fobisi. Bu örnekte maruz bırakma tekniği uygulanarak kişilerin korkularının üstlerine gitmeleri hedeflenir. Kişi aşamalı olarak kediyle yüzleştirilir, önce kediyi hayal etmesi sonra 15 metreden kediye bakması, sonra 5 metereden kediye bakması, sonra kedinin yanında durması gibi.

Fobilerin bilinen tek tedavisi bilişsel davranışçı terapidir.

Bilişsel davranışçı terapi süreci genel olarak 3 aşamadan oluşur. İlk aşamada danışanın var olan sorunu değerlendirilir, danışanı aktif sürece hazırlamak için gerekli bilgilendirmeler, “psikoeğitim” yapılır ve model danışana aktarılır. Bu aşama tamamlandıktan sonra daha aktif aşamaya geçilir ve danışana uygun bilişsel ve davranışçı müdahaleler uygulanır. Sorunlar belirli derecede azaldığında son aşamaya sonlandırma ve yenilemeyi önleme aşamasına geçilir. Bu aşamada danışana daha çok sorumluk verilerek, sorunlar tekrarladığında neler yapılacağı konuşulur. Gerektiğinde güçlendirci seanslar süreç sonlandığında da uygulanabilir.

Dayandığı temel itibarıyla diğer psikoterapilerden farklı olan bilişsel terapinin tedavi uygulamaları süreç ve içerik olarak yapılandırılmıştır. Öncelikle kişinin güncel sorunlarına odaklanır, süre olarak daha sınırlı, ve daha çok sorun çözme hedeflidir. Bilişsel Davranışçı terapi sadece başvuranların güncel sorunlarını çözmez aynı zamanda bütün yaşamları süresince sorunlarını çözmekte kullanabilecekleri özel bir takım beceriler de öğretir.

Bu beceriler çarpık düşünceleri saptamak, inançlarını değiştirmek, çevreyle yeni ilişkiler kurmak ve davranış değişikliğidir.


1 görüntüleme

Ahmet Vefa Çetin

İzmir 

  • Facebook Sosyal Simge
  • Instagram
  • YouTube Sosyal Simge
  • LinkedIn Sosyal Simge

©2020, Psikolojik Danışmanlık - Ahmet Vefa Çetin tarafından kurulmuştur. © Telif hakları saklıdır